6563 sayılı Elektronik Ticaretin Düzenlenmesine Dair kanun ile elektronik iletişimde yeni bir dönem başladı. Türkiye'de 1 mayis 2015 öncesinde varolan sistem birçok uzakdoğu ülkesi ve Amerika Birleşik Devletleri'nde uygulanan "opt-out" sistemidir. Opt-out uygulamasında firmalar serbest şekilde kendilerine potansiyel müsteri olarak gordükleri herkese elektronik ticari ileti gönderebilir. Bu elektronik iletişim yolları, sesli çağrıları yani çağrı merkezi veya müşteri temsilcileri tarafından aranmayı, sms ve mms gibi cep telefonu operatörleri üzerinden gönderilen mesajları ve tabii ki elektronik posta gönderilerini içeriyor.

Bu sistemde, tüketiciler ticari ileti almak istemediği firmalara ücretsiz ve kolayca bunu bildirip iletişimi durdurma hakkına sahiptir. Firmaların izin almasi yerine tüketicilerin iletişim ağından çıkması söz konusudur; böylece tüketici opt-out yapar yani sistemden çıkış hakkını kullanır. Tüketicinin iletisini almak istemediği her firma için bu yolu izlemesi şarttır. Aksi takdirde iletiler gelmeye devam eder.

Fakat Avrupa Birliği'nde uzun zamandır "opt-in" sistemi uygulanmaktadır. Yani tüketici sisteme dahil olmayı seçtiği sürece ona elektronik ticari ileti gönderilebilir. Burada devreye tüketiciden izin alma zorunluluğu devreye girer. Yani firmalar herhangi bir ticari amaçlı iletişimde bulunmadan önce her bir müşterinin iznini almak zorundadır. Bu uygulama firmaları proaktif olmasını gerektiriyor. Yani şirketler tüketiciye ulaşarak izinlerini almak durumunda. Ancak tüketiciler kendilerine ileti gönderilmesini çok da istemiyorlar. Bunda eski sistemdeki serbest ileti gönderimini abartarak tüketicileri canlarından bezdiren firmalar sorumlu diyebiliriz.

Peki şimdi ne yapmak lazım? Öncelikle daha önce varolan ve 1 Mayıs 2015 öncesinde tüketicilerden onay alınmamış her türlü müşteri veritabanı artık kullanılamaz. Yani sıfırdan izinli veritabanı oluşturmak gerekiyor. Bunun için ise özellikle internet üzerinde uygulanacak cazip kampanya ve reklam çalışmaları ile tüketicilerden ticari iletilerin gönderimi için onay almak mümkün.

Sektöre ve firmanın tercihlerine göre uygun promosyon ve hediyelerle tüketicilerin dikkatini çekmek ve ticari iletiler icin onaylarını almak çok daha kolay. Ancak unutulmaması gereken bir nokta var: tüketiciler her ne promosyon veya hediye verilirse verilsin istedikleri anda sistemden çıkma hakkına sahiptirler. Aslında bu durumu negatif olarak algılamamak gerekir. Yeni sistemin bir dengeleyici veya frenleyici unsuru olarak görülebilir: izin alınsa dahi tüketiciyi bıktıracak sıklıkta ileti bombardımanı yapılmamalı, yani eski alışkanlıkları tamamen bırakmak gerekiyor.

Asberg Group olarak, iyi tasarlanmış uygulamalarla tüketicileri firmanızın elektronik iletilerine izin vermeye ikna ediyoruz. 

Bunu yaparken yeni yasanın tüm teknik gereklerine uygun sistemiz ile müşterilerinizin doğru biçimde tüm süreçten ve haklarından haberdar olmalarını ve istedikleri an kolay ve ücretsiz şekilde sistemden çıkabilmelerini sağlıyoruz.

Sistemden çıkışları güncel olarak sizinle paylaşıp yasanın ilgili hükümlerine aykırı uygulamaların önüne geçip herhangi bir cezayla karşılaşmanızı önlüyoruz.

Yasanın ikinci fıkrasında ise, kanun koyucular gönderdiğiniz iletide izni almış olduğunuz tüketiciye firmanızı tam ve açık bir şekilde tanıtacak bilgileri belirtmenizi istiyor. Örneğin, bu kanundan önce tüketiciye bir sms geldiğinde belki mesajı gönderen kısmında bir kaç karakterden oluşan kurum isminden göndericiyi bazen tanır bazen de kimden geldiğini net olarak anlayamazdı. Ancak artık iletinin "içeriğinde" ilk olarak firma kendisini açık ve net biçimde tanıtmakla mükellef. Böylece tüketici kimin bu iletiyi gönderdiğini bilecek ve eğer izni yoksa gerekli hukuki girişimleri başlatabilecektir.

Aynı fıkrada, firmanın erişilebilir durumdaki iletişim bilgilerini de tuketiciye bildirmesi zorunlu hale getiriliyor. Yani eğer sms gönderiyorsanız cevap verilebilecek bir sms numarası veya elektronik posta ise tüketicinin arzu ettiği takdirde size ulaşabileceği bir e-posta adresi belirtmeniz zorunlu. Zorunluluk sadece tüketiciye ulaşmayı seçtiğiniz mecra üzerinden size ulaşılabilecek bir iletişim bilgisini vermenizi zorunlu kılıyor. Yani e-posta gönderisinde bulunduysanız sms numarası veya çagrı numarası vermeniz gerekmiyor. Tabii ki alternatif iletişim kanallarını tüketiciye sunmak isterseniz de bu konuda sizi engelleyen bir durum yok.

Yasadaki 7. maddenin son fıkrasında ise iletinin konusunun ve hangi amaçla gönderildiğinin açık bir şekilde belirtilmesi gerektiği anlatılıyor. Mesela, beyaz eşya örneğimize geri dönecek olursak, iznini aldığınız tüketiciye gönderdiğiniz elektronik posta iletisi içerik bağlamında temel olarak şöyle olmalıdır:

"….. buzdolaplarında 2015 Ilkbahar kampanyası"

Değerli müşterimiz,

…. Firması olarak 2015 yili ilkbahar dönemi için buzdolabı ürünlerimiz için indirim avantajlı, 9 taksite kadar varan, baharda al Eylülde ödemeye başla kampanyamıza dair detaylı bilgileri ekteki broşürümüzde sunmak amacıyla bu iletiyi size gönderdik.

Bu fıkrada ayni zamanda, iletiyi tüketiciye gönderen kurum veya kişi, izni alan firmanın kendisi değil ise, gönderim hizmetini ihlal ettiği bu firma veya kişi kendisini iletide tanıttıktan sonra aslında kimin adına bu iletişimi gerçekleştirdiğini de tüketiciye bildirmekle yükümlüdür.

Yeni Elektronik ve İletişim Yasası neler getiriyor?

6563 sayılı Elektronik Ticaretin Düzenlenmesine Dair kanun ve "Opt-in" sistemi

6563 sayılı Elektronik Ticaretin Düzenlenmesine Dair kanunun getirdiği cezai hükümler idari para cezası kapsamında bulunmaktadır. Mahkemeye yansıyan davalar neticesinde oluşabilecek cezalara dayanak teşkil etmekle birlikte, kanunun ilgili hükümlerine aykırılık durumuna göre firmaların daha ciddi cezalarla karşı karşıya kalabileceğini de unutmamak gerekir.

Yasanın para cezalarını düzenleyen 12. maddesine göz attığımız zaman kanun koyucunun belirlenen cezaları aynı suçun sistematik yapılması durumunda katlanarak artacak şekilde düzenlediğini görebiliyoruz.

"Bilgi verme yükümlüğü"ne aykırı hareket eden ve t7keticiden ticari elektronik iletileri göndermeden önce izin almayan firmalara bin (1,000) türk lirasından beşbin (5,000) türk lirasına kadar idari para cezası verilmesini öngörüyor. Eğer bu ihlaller birden fazla kişiyi kapsıyor ise o zaman ceza miktarı on (10) katına kadar arttırılabilir.

Eğer firmalar ticari iletilerinde kendilerini açık ve net olarak tanıtmaz, kanunun ilgili maddelerinin emrettiği şekilde iletilerinde yer alması gereken tüm bilgileri doğru ve anlaşılır şekilde vermez, ve iletiyi başka kişi ve firmalar adına gönderdiği hallerde bunu da net olarak belirtmez ise bu durumda bin (1,000) türk lirasından onbin (10,000) türk lirasına kadar idari para cezasıyla karşı karşıya kalacaklardır.

Eğer firmalar tüketicilerin iletileri reddetme hakkını ücretsiz ve kolay şekilde uygulanabilir bir formatta sunmaz, tüketicinin iletinin gönderilmesini durdurma talebini 3 iş günü içinde yerine getirmez, ve promosyon ile hediye amaçlı oyun, yarışma ve benzeri uygulamalara katılım ve bunlardan faydalanma şartları açık ve net olarak belirtilmezse ikibin (2,000) türk lirasıdan onbeşbin (15,000)  türk lirasına kadar idari para cezası uygulanacaktır.

Son olarak ise, yasa kapsamında açılan soruşturmalarda görevli bakanlık müfettişlerine karşı çıkan, yardımcı olmayan, belge saklayan ve bunun gibi soruşturmayı engelleyici ve zayıflatıcı eylemlerde bulunanlar, ikibin (2,000)  türk lirasından beşbin (5,000) türk lirasına kadar idari para cezası ödemek durumunda kalacaklar.

Asberg olarak bu yeni sisteme uygun proje ve çalışmalarımızla sizlere bir mesaj kadar yakınız. Detaylı bilgi, proje uygulamarımız  ve fiyat teklifi almak için yukarıdaki iletişim formunu doldurabilirsiniz. Müşteri ilişkileri yöneticimiz 24 saat içinde sizlerle iletişime geçeceklerdir.

1 Mayıs 2015 tarihinde yürürlüğe giren 6563 sayılı Elektronik Ticaretin Düzenlenmesine Dair kanunun getirdiği idari para cezaları ne kadar?

6563 sayılı Elektronik Ticaretin Düzenlenmesine Dair kanun 1 Mayıs 2015 tarihinde yürürlüğe girdi ve elektronik ticarete adeta bir paradigma değişikliği getirdi. Tek bir yasa ile sistem baştan sona değişiverdi. Daha önce firmalar, ister tüketiciler bilgilerini kendileri paylaşsın, ister bu bilgilere farklı kurumlar vasıtasıyla dolaylı yoldan erişsinler, istedikleri gibi ticari elektronik ileti gönderebiliyorlardı. Ancak, 1 Mayıs 2015 de yürürlüğe giren bu yeni kanunla beraber artık firmalar daha önce ticari ilişki içinde oldukları tüketicilerden bile pazarlama ve satış faaliyetleri için izin istemek durumundalar.

Bu durum bircok firmayı ciddi biçimde düşündürüyor. Çünkü mevcut müşterilerine ulaşmak ve yeni müşteriler edinmek artık daha zahmetli bir hal alıyor. Bir bakıma önceki durum firmaların serbest ticari eylemlerine göre düzenlenmişti. Ancak kanun koyucu durumu tüketiciler lehine çevirmeye karar verdi ve bu serbestlik ciddi biçimde sınırlandırıldı.

Etik sınırlar içinde dürüst ticaret yapmaya çalışan birçok firma bu durumdan şikayetçi. Işin aslına bakarsaniz haklılar da. Ancak serbest ortamı suistimal eden kötü niyetli şirketlerin de tüketicilere illallah ettirdigi bir gerçek. Gece yarısı gelen sms ler, ısrarla arayan çağrı merkezleri, hayırı asla kabul etmeyen ve bıkmadan usanmadan arayan müşteri temsilcileri ve tabii ki elektronik posta bombardımanı.

Bundan sonra 6563 sayılı Elektronik Ticaretin Düzenlenmesine Dair kanun tüketicilerden izin almadan herhangi bir elektronik ticari iletişimin kurulmasına çok ağır cezai yaptırımlar getiriyor. Elbette yasada yazılı olanlar idari para cezası kapsamında ve bu nedenle kanun uygulayıcılar tarafından hızlı biçimde önünüze konabilir. Zaman içinde mahkemeye taşınacak davalar ise yasa hükümlerini dayanak alarak içtihat oluşturacak çok daha ağır yaptırımların yolunu açabilir.

Belki yasa yeni yürürlüğe girdiği ve ülkemizde uygulamalar teoriye göre çok daha yavaş ve sorunlu ilerlediği için yasadaki hükümleri ihlal eden ve bir süreliğine cezai yaptırımlardan kaçabileceğini düşünen bazı firmalar çıkacaktır. Henüz mevzuatta tüketici şikayetlerinin hangi makama yapılacağı, dayanak olarak ne tür belgelerin isteneceği, şikayet başvurusunun bizatihi kendisinin yapılmasının ne kadar kolay veya zor oldugu gibi birçok belirsiz alan mevcut.

Ancak unutulmaması gereken esas nokta, 6563 sayılı Elektronik Ticaretin Düzenlenmesine Dair yasanın AB normlarina göre hazırlandığı ve bu yeni sistemden geriye dönüşün mümkün olmadığıdır. Bir süre aksaklık yaşanacaktır ama nihayetinde yeni kurallara herkes riayet etmek durumunda kalacaktır. O sebeple, tüm firmalara tavsiyemiz ilk günden kendilerini yeni düzene hazırlamaları ve gereken desteği uzman aracı kurumlardan edinmeleridir. Asberg Group, bu konuda her türlü sistem entegrasyonunu ve hazırlığını tamamlamış nadir aracı kurumlardandır. 

Detaylı bilgi, proje uygulamarımız  ve fiyat teklifi almak için yukarıdaki iletişim formunu doldurabilirsiniz. Müşteri ilişkileri yöneticimiz 24 saat içinde sizlerle iletişime geçeceklerdir.

Daha detaylı bilgi ve iletişim için dilerseniz  aşağıdaki formu doldurun!!Sizi arayalım!!

Hızlı İletişim Formu


Yeni Elektronik ve İletişim Yasası , elektronik ticaret ve iletişime dair konularda daha önce net olmayan birçok noktaya açıklık getiriyor. Örneğin, "tüketiciye gönderilecek olan ticari iletinin içeriği nasıl düzenlenmeli?" sorusuna açık ve net cevapları yasanın içerisinde bulmak mümkün.

Öncelikle, ticari elektronik iletinin gönderilebilmesi için önceden onay alınmak zorunda olduğunu bir kez hatırlatmakta fayda var. Yasadaki iletinin şekli ve formatı üzerine yazılan maddeler bu ön şartın yerine getirilmiş olduğunu varsaymakta. Eğer pazarlama ve satış dahil her turlu ticari faaliyet sebebiyle ses, sms ve elektronik posta ve benzeri iletişim aracıyla tüketiciye ulaşmadan önce mutlaka izin almanız gerekiyor.

Yasada iletilerin nasıl düzenlenmesi gerektiğine dönecek olursak, 6563 sayılı kanunun 7. maddesi tamamen bu konuyu ele almaktadır. (YASAYA LINK) . Maddenin 1. fıkrasında, kanun koyucular, tüketiciden onay alırken kendisine daha sonra hangi amaçla ileti göndermek istediğimizi belirtmiş isek, sadece ve sadece bu amaca yönelik ileti gönderebileceğimizi açık bir şekilde altını çizmektedir.

Örnek vermemiz gerekirse, firmanız beyaz eşya üzerine çalışan bir isletme ve tüketicilerden onay alırken kendilerine "beyaz eşya" ile ilgili kampanya, promosyon, yenilikler, vs.  konusunda ulaşmak için izinlerini rica ettiğinizi söylemeniz durumunda eğer yeni bir girişim başlatıp, mesela kozmetik ürünleri de pazarlama başladı iseniz, ayni firma adı altında bile olsa farklı bir ticari alanı ilgilendiren böyle bir konuda, izin aldığınız tüketicilere ileti göndermezsiniz. Bu yeni ticari faaliyet için tüketicilerden yeni izin almak zorundasınız. Kısaca belirtmek gerekirse, bir kere tüketiciden izin alarak her "türlü" ticari amaç için kendisine elektronik ileti gönderimi yasaktır.

6563 sayılı Elektronik Ticaretin Düzenlenmesine Dair kanun cezai yaptırımlar getiriyor mu?